31 Ekim 2009 Cumartesi

Vice Versa

Uzaktaki sesi dinle. Davulları duyabiliyor musun sen de? Yavaş yavaş geliyorlar, yaklaşıyorlar. Ellerinin arasından akan su gibi, akıyor hayatın da gözlerinin önünden. Çaresizlik önüne serilmiş bir taş yığını gibi ileri gitmeni engelliyor. Senin eline bir iğne verilmiş ve taşları bununla yontuyorsun. Bırak artık bunu.

Gözlerin bir kez karanlığa alıştımı aydınlığa bakmak kolay olmuyor.

Vice Versa!

Bir kulaç daha atacak gücünün olabilmesi için hayatın içinde gizlediği tüm renkleri bulabilmelisin. Bulabilecek cesaretin olmalı.

Elinde silahını tutuyorsun, umudunu! İşte bununla (göğsünü yumruklayarak) uçacaksın sen de! Bununla geçeceksin sınırı, aşacaksın karanlığı. Dağın öbür tarafını görüyor musun, orada sisler sona eriyor işte! Oraya gideceksin ve içeri adımını atarken güneşe doğru bileceksin ki sen yeni doğdun çocuk. Bir daha aynı kişi olmayacaksın! Ve yine buraya dönsen de önünde engel olmadığını bileceksin artık.

Carpe Diem!



2008 Mart'ında yazdigim 'Gecenin Karanligi' adli bir denememden.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder